Çocuklarda migren prevelansı kızlar için %10, erkeklerde ise %5 civarındadır. Çocukluk çağı migren baş ağrıları yetişkinlerden gibi tipik özellikler taşımamaktadır. 12 yaşından küçük çocuklar baş ağrısını tanımlamakta sıkıntı çekebildikleri gibi tanı kriterlerinde yer alan fotofobi, fonofobi gibi tipik semptomlar görülmeyebilir, bu nedenle %10 civarında tanı kriterlerine uymayan migren tarzı baş ağrısı ve %45 civarında da olası migren denilebilecek baş ağrılarını çocuklarda görebiliriz. Tanıyı zorlaştıran bir diğer sebep ise çocuklarda migren varyantları şeklinde atakların görülebilmesidir. Okul başarısını, okul hayatını, yaşam kalitesini etkileyebilen migren ataklarına, sekonder sebepleri ekarte ettikten sonra tedavi uygulamalıyız.
Tedavi, ilaç ve ilaç dışı tedavi olmak üzere ikiye ayrılır. Çocuklarda öncelikle ilaç dışı yöntemler denenmelidir.
İlaç dışı tedavide;
Çocuğu ve aileyi hastalığı ile ilgili bilgilendirmek gerekir,
Yaşam şeklini düzenlemek; özellikle uyku ve beslenmenin düzenlenmesi, düzenli egzersiz, gevşeme teknikleri ve tetikleyicilerin farkındalığını artırma ve onlardan kaçınmanın sağlanması,
Atak olduğunda karanlık ve sessiz bir odada dinlenme ve uyku Davranışsal terapiler; gevşeme egzersizleri, biofeedback
İlaç tedavisi; atak ve önleyici tedavi olarak ikiye ayrılmakta.
Akut atakta yaş gruplarına uygun birtakım ilaçlar kullanılmaktadır. Önleyici yani proflaktik tedavi ise özellikle günlük yaşam aktivitelerini engelleyen, anksiyete yaratan, ayda 3-4 günden fazla başağrısı olan çocuklarda uygulanabilir. Proflaktik tedavi erişkindekine benzer özellikler taşımaktadır. İlaç seçiminde yan etki profili ve ek hastalık durumlarının iyi değerlendirilmesi, özellikle okul çağı çocuklarında uyku etkisi fazla ilaçlardan kaçınılması gerekmektedir.